Karayolu Balıkları dün bir mektup aldı. Mektup, "Sokak Lambası Altında Bisiklet Bakımı" başlıklı yazının konuğu dostumuz ada bisikletlisi Müge Dizerkonca tarafından yazılmış. Doğal olarak çok sevindik. Zaman geçirmeden bu mektubu paylaşalım dedik. Keyifli okumalar...
Gizem, Büyükada’dan tanıdığım 11 yaşında, çok akıllı bir kız. Geçen haftaya kadar bisiklete binmeyi bilmiyordu ama bu durum değişti. Gizemle önceden görüştüğümüz için bisikletinin yana takılan minik iki tekerinin yamuk olduğunu, bu yüzden bisikletini bir süredir kullanamadığını biliyordum. Tekrar görüştüğümüzde ona bisiklete binmeyi öğretebileceğimi söyledim. Hemen ertesi sabah buluşmak üzere sözleştik.
Gizem, Büyükada’dan tanıdığım 11 yaşında, çok akıllı bir kız. Geçen haftaya kadar bisiklete binmeyi bilmiyordu ama bu durum değişti. Gizemle önceden görüştüğümüz için bisikletinin yana takılan minik iki tekerinin yamuk olduğunu, bu yüzden bisikletini bir süredir kullanamadığını biliyordum. Tekrar görüştüğümüzde ona bisiklete binmeyi öğretebileceğimi söyledim. Hemen ertesi sabah buluşmak üzere sözleştik.
Yanımızdan o sırada boyundan büyük bisikletiyle bir çocuk geçti. Bu, tabii ki dikkatimizi bir anda dağıttı. İkimizde ona odaklandık. Yani o bindi biz izledik. Zaten bir süre dinlenmenin, muhabbetin vakti gelmişti. Gizem bu çocuğun adalı olduğunu, bisiklet sürmeyi kesin çok küçükken öğrendiğini ama kendisinin adaya 3. sınıftayken geldiğini söyledi. Önceden apartmanda oturduklarından, evlerinin önünden İETT otobüsleri ve arabalar geçtiği için bisiklete binmeyi öğrenemediğinden yakındı. Babası adaya geldiklerinde ona sürpriz yapmış, bu güzel pespembe bisikleti almış. Bisikleti şu an ona biraz küçük geliyor ama bisiklet sürmeyi iyice öğrenince babasınınkini kullanmak ve bu bisikletini de kardeşi olursa diye saklamak gibi planları var.
Nihayet 1-2 saatlik uğraştan, birkaç “başarılı” düşüşten sonra beklenen an geldi. Yıldıray abinin de her zaman söylediği gibi “bir saniye önce dengede değilken bir saniye sonra dengede olma hali” gerçekleşti. Üç aşağı beş yukarı dengede durmayı öğrenen Gizem bisikletiyle sokak içinde bir aşağı bir yukarı gidip gelmeye başladı. Sonra ben de bisikletime bindim ve beraber gidip geldik. Yani biz bisiklete bindik ve bizi izlediler.
Böyle hevesli birine bisiklete binmeyi öğretmek benim için gerçekten çok keyifliydi. Etrafınızda bisiklete binmeyi bilmeyen biri varsa biraz zaman harcamanız yeterli öğrenmesi için. Siz zaten çok fazla bir şey yapmıyorsunuz, onlar bir süre sonra ikisi beraber takılmaya başlıyorlar. Siz sadece onun yanında olduğunuzu gösteriyorsunuz, alkış, tezahürat ve birkaç öneri. Bu kadar basit!
Müge Dizerkonca 
Bravo Gizem ,öpüyorum seni
YanıtlaSilAferin size!!!
YanıtlaSilaman tanrım,aman tanrım..ben ne kadar istekliydim,ne kadar öğrenmek istiyordum ama biraz da kendi işini kendi yapçılardan olduğum için tam bir yıl gıcır gıcır bisikletim ve ben bekledik...bir yıl sonra bir gün artık duramadm ve izmir'e doğru yol aldım,bisiklete binmeyi öğrenmek için yada evet ,doğru,sizin deyiminizle o dengeyi sağlamak için...İZMİR BİSİKLET DERNEĞİ'nin kursuna gittim,istanbuldan otobüse binip,iyiki de gittim benim için en zor ve ulaşılmaz gözüken aşamayı geçtim:))şimdi hedef doğru ve güvenli sürüş tekniklerini öğrenmek,şimdilik tek yaptığım tuzla sahilde bir ileri bir geri pedal sallamak ama olsun,ilerde bu salladığım sade pedallar bana bi şekilde geri dönecek:))..uzuuun çok uzun turlarıma çıkarken..şu an dünyayı bisikletle dolaşasım var,hiç üzerinden inmeden ,tek korkum trafik,o da zamanla olacak,buna inanıyorum,canım bisikletim ve ben:)))..
YanıtlaSil