18 Kasım 2009 Çarşamba

Toplu Taşımacılık ve Bisiklet - 1

Yıldıray, bir önceki yazısında “Bisikletli Olmak Suçsa, Ben Suçluyum!” diye haykırarak derdini dile getirmişti. Ben de yemedim, içmedim, konunun üzerine gittim. Eloğlu bu konuda neler yapmış diye kısa bir araştırma yaptım. İşte araştırmamın küçük bir özeti:

Yaptığım sörf beni ilk olarak İngiltere’ye götürdü. İngiltere’nin trenleri malum... Gelişmiş bir tren ağı var. İngiliz ulusal demiryollarının sitesinde bisikletlilere dair de bir açıklama var. Burada bisikletlerin BEDAVA taşındığı, güvenli bir şekilde nakledildiği ve diğer yolcuların hareketlerini engellemeyecek biçimde yerleştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Katlanır bisikletler katlı halde, normal bisikletlerse bisikletlere ait özel vagonlarda taşınıyormuş. Konuyla ilgili ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz.

İkinci durağım Phoenix, ABD. Kentte işleyen hafif metronun özellikleri, bir bisikletli için iştah kabartıcı.

• Tren camlarındaki bisiklet sembolleri sayesinde bisiklet askılarına en yakın kapının nerede olduğunu öğrenebiliyorsunuz.
• Rafları ilk gelen kapıyor. Trendeki bisiklet rafı dolduysa, bisikletinizi oraya yerleştiremeyeceğiniz için, koridoru ya da kapıyı engellemediğiniz sürece, bisikletinizin yanında ayakta durabiliyorsunuz.
• Tren kalabalıksa, bisikletinizi de araca alabilmek için daha boş bir trenin gelmesini beklemeniz gerekiyor.
• Bisikletinizi trene çıkarıp indirmekten siz sorumlusunuz.
Bu maddelerin peşine bir de bisikletlerin güvenle bırakılabileceği noktaların yer aldığı uzun bir liste eklenmiş. Saydım; metro istasyon ve parkları, otobüs durakları ve kaldırımlarda tam yirmi beş ayrı nokta... Bir de büyük bir aktarma merkezinde ayrı bir “bisiklet merkezi” oluşturulmuş. 24 saat güvenliği olan merkez 100 bisiklet kapasiteliymiş, duşları ve kilitli dolapları varmış. Yapan yapıyor işte!

Olur da günün birinde yolunuz bisikletinizle Phoenix’e düşerse, detaylı bilgiler işte burada.

Yandaki fotoğraf da ABD’den. Fotoğraf, San Francisco ile San Jose arasında gidip gelen Caltrain’de çekilmiş. Fazla söze gerek yok.

Almanya’da da trenlerin bisiklet vagonları, bisiklet sembolleriyle işaretlenmiş durumda. Bisikletinizi yük vagonuna verebileceğiniz gibi, katlanıyorsa, yanınızda da taşıyabiliyorsunuz. Neredeyse tüm istasyonlarda bisiklet parkları; yaklaşık 100 noktada da tamir, depolama ve turizm danışma aracılığıyla bisiklet satışı yapmayı sağlayan bisiklet merkezleri varmış.

Alman tren taşımacılık sistemi “Die Bahn” bisikletle ilgili başka olanaklar da sunuyor. Deutsche Bahn ve anlaşmalı başka şirketler, yaklaşık 250 noktada, günlüğü 3-12,70 EUR arasında değişen bir fiyata bisiklet kiralıyormuş.

Die Bahn’ın sunduğu bir başka hizmet “Call A Bike” adını taşıyor. Son teknolojiyle üretilmiş bir bisiklet filosu, Berlin, Münih, Frankfurt ve Köln çevresini gezmek isteyenler için ideal. Yapılması gereken tek şey “Call A Bike”ın servis numarası aramak veya web sayfasına girmek. Bir müşteri numarası alıyorsunuz, ödemenizi yapıyorsunuz ve size bisikletin kilidi açacak bir şifre veriyorlar. (Bu konuda bir de tanıtım filmi yapmışlar.)

Otobüslerde bisiklet taşınır mı? Bu da işin başka bir boyutu....ve başka bir yazının konusu.

7 yorum:

  1. seattle'da belediye otobüsüne ek ücret vermeden bisikletimle bindim. otobüslerin önünde (dışarıda, tamponun üstünde) elinle rahatlıkla indirebildiğin iki bisiklet taşıma kapasiteli demir aksamlar var. otobüs durakta duruyor, sen o aksamı indirip bisikletini üstüne kolayca bağlıyorsun ve otobüse biniyorsun.

    YanıtlaSil
  2. Ayrıca Pariste kullanılan muhteşem velib bisiklet sistemini de örnek gösterebiliriz, günlüğü 1 Eur'a, haftalığı 5 Eur'a (150 Eur deposit kredi kartınızdan bloke ediliyor, kullanım süreniz dolup bisikleti sağ salim ulaştırdığınızda bloke kalkıyor) bisiklet şehrin hemen her sokak başından kiralanabiliyor. Bu sayede diğer tüm toplu taşıma ücretlerinden çok daha ucuza şehir içi turistik geziler yapılabiliyor.

    YanıtlaSil
  3. Bunun icin bizlerinde ozellikle yerel yonetimleri zorlamamiz lazim.Onlara ciddiyetimizi ve kararliligimizi ve gittikce buyuyen bisiklet camiamizi gostermeliyiz.Istedigimiz bisiklet yollarinin calismalarini yapip projelerimizle kapilarini calmaliyiz.Demiryollarini kullanabilmek icin gayret gostermemiz lazim. Butun bunlar icin de asil mesele bastaki kisilerin bisikleti sevmesi ve ciddiye almasi.

    YanıtlaSil
  4. Doğru söylüyorsunuz, "makam budalası" baştakilerin bisikleti sevmesini nasıl sağlarız bilemiyorum ama çok çaba harcamamız gerekiyor. İnadına pedal basmalıyız!

    YanıtlaSil
  5. Bir haber okudum galiba meclistekiler bisikleti sevmeye basladilar.Baksaniza fedarasyonun 4 Ekim'de duzenledigi turnuva icin meclise getirilen 24 bisiklet hala geri alinamiyormus.Bisikletler meclis lojmanlarinda goruntulenmis.
    Konuyu arastirdigimda boyle bir seyin olmadigi soylenmis.Ne kadar inandirici onu da bilemem.Bugune kadar cok seyin ustu ortulmeye calisilmistir ve bakana evet oyle olmustur diyebilecek bir fedarasyon baskanida cikmaz herhalde ulkemizde.
    Biz raziyiz eger gercekten bisiklet kullanicilari icin bir seyler yapacaklarsa onlarda kalabilir.

    YanıtlaSil
  6. trajikomik bir haber... ortada bir yanlış anlaşılma var sanırım. Etrafta mis gibi bisiklet yolları olsa tutmazlar öyle meclis lojmanında falan, biner götürür sahibine verirler. Bence o bisikletler "yolsuzluktan" iade edilememiştir.

    YanıtlaSil
  7. ben inşa edilecek olan 1000kmlik bisiklet yolu için ibb'ye "ne zaman bitecek?" diye sordum. cevap traji-komik. 2023!!! boğazın altına tünel yapmaktan daha zor bir iş herhalde.

    YanıtlaSil