17 Kasım 2009 Salı

BİSİKLETLİ OLMAK SUÇSA, BEN SUÇLUYUM!


Şöyle bir sahne hayal ediyorum:
Belediye başkanı zırhını kuşanmış, etrafında korumaları, yaverleri pervane olmuş dönüyor. Yüzlerce vergi mükellefini zorla getirmişler karşısına. Vergi mükellefleri gıcırdayan dişleriyle, çatık kaşlarıyla, çivi tabancası gibi delici bakışlarıyla; eh, biraz da tedirgin, duruyorlar. Belediye başkanı, yapışkan görünüşlü yaverlerinden birine işaret ediyor. Sinyali havada kapan yaver, yapışkanlığına vıcık vıcık bir katman daha ekleyip sahibine doğru seğirtiyor. Başkan “Hepsi de vergilerini ödemiş mi bunların?” diye soruyor. Yaver, cümle kuruluşu olarak olumlu, lakin durumun gereklerine göre olumsuz bir yanıt vereceği için tedirgin, yanıtlıyor: “Evet, başkanım, ödemişler.” Belediye başkanı hoşlanmıyor yanıttan. “Peki,” diyor, “öğrenebildiniz mi fünikülere, hızlı feribota, hatta metroya bisikletiyle binerken ek ücret ödemeyi reddedenler hangileri?” Yaverin eli ayağına dolanıyor, çünkü bu sefer yanıt cümle kuruluşu bakımından bile olumsuz: “Hayır, başkanım, öğrenemedik.” Başkan, ‘ulan, ne işe yararsınız siz!’ diyen bakışlarını yaverinden vergi mükelleflerine döndürüyor. Topluluğu sessizce süzüyor. Yeterince kaygı yarattığına kanaat getirince, sorusunu soruyor: “Hanginiz biniyor benim şehrimde bisiklete?” Bu aptalca soru karşısında, vergi mükelleflerinin diş gıcırtısı kesiliyor. Neredeyse dilimlenebilecek kadar yoğun bir sessizlik anından sonra, içlerinden biri “Ben!” diye bağırıyor. Sonra bir başkası, ardından diğeri! “Ben!” “Hayır, ben!” “Benim bisikletli!” “Benim!” Başkan ve avanesi yükselen haykırışları şaşkınlıkla dinlerken uzaktan bir ruble sesi duyuluyor. Tüm başlar o tarafa dönünce gürül gürül bir türkü yükseliyor:
Benden selam olsun belediye şaşkınına / Çıkıp bisikletle gezmelidir / Ruble sesinden zincir şıkırtısından / Bisiklet yolları gümbür gümbür seslenmelidir
Otomobiller geldi tabur tabur dizildi / Akciğerime egzoz gazı basıldı / Üçüncü köprüyle mertlik hepten bozuldu / Bisikletliler yolları doldurmalıdır
Bisikletperver geçer mi pedalından / Otomobilleri sollar trafik tıkandığından / Bisikletli terinden zincir yağından / Şehir dolup başkan pısmalıdır
Bu destansı hayallere neden olan durumu açıklayayım: Bir süredir bisikletliler füniküler, metro, hızlı feribot gibi toplu ulaşım araçlarına binerken sorun yaşıyor. Belediye görevlileri, bisikletlilerden ek ücret istiyor. İstanbul’u bir DÜNYA KENTİ yapma iddiasındaki belediyeciler ve tüm diğer zerzevat bir kez olsun burunlarını ranttan kaldırıp dünya kentlerine baksalar toplu ulaşım araçlarında bisikletler için ne şahane çözümler üretildiğini görebilirler. Dünya kentleri bisiklet yollarını çoğaltmanın, bisiklet park alanları yaratmanın, bisikletle ulaşımın önünü açmaya çalışırken, bizimkilerin ettiğine bakın! Akıllı insanlar belediye otobüslerini, trenleri bisikletliler de rahatça kullanabilsin diye projeler yaparken, bizimkiler iskelelerin etrafına her biri on bisiklet alacak park alanı yapmakla övünüyor. Üstelik İSPARK genel müdürü Kadir Gurbetci, bu bisiklet parklarını açarken yaptığı konuşmasında diyor ki: “İstanbul Büyükşehir Belediyesi trafik sorununu ortadan kaldırmak için her kademede çeşitli yatırımlar yapıyor. Bizde İSPARK olarak küresel ısınmanın gündemde olduğu, doğal dengenin bozulmaya başladığı şu günlerde doğaya hiçbir zararı olmayan bisiklet kullanımını özendirmeye çalışıyoruz.
Öyleyse fünikülerde, metroda bisikletliye ek ücret ödetmek de nereden çıktı? Şehir hatları vapurlarında ve motorlarında böyle bir ücret ödenmezken, neden metroda, hızlı feribotta ödeyelim?
Biz, bisikleti ulaşım aracı olarak kullanan kişiler, neden otomobil kullanarak çevreyi kirleten, trafiği tıkayan, hayatı zorlaştıran kişilerden daha az saygı görüyoruz? Neden belediye benden aldığı vergiyi bisiklet yolları ve parkları için değil de otomobiller için yol, köprü, otopark yapmaya harcıyor? Bu yetmezmiş gibi nasıl da arsızca metroda, fünikülerde, hızlı feribotta bisikletim için fazladan para isteyebiliyor?
Neyse ki, bu zorbalığa pabuç bırakmamak niyetinde olan insanlar da var! Onları kentin sokaklarında bisiklet sürerken görebilirsiniz. Onları metro, füniküler tunikesinde görevlilerle mücadele ederken de görebilirsiniz. Siz neredesiniz?

1 yorum: